Güzel Kuran – Tecvid Öğrenim Platformu

9. İstila Ve İstifale - İtbak Ve İnfitah

Bu ders 2. Seviye seviyesindedir. Ayetleri renkli tecvid ve sesli tilavetle (Ayman Sowaid ve Mehmet Çevik) çalışabilir, Türkçe mealini okuyabilirsiniz.

Yetişkinler için Kuran tilaveti (tecvid) programının ikinci seviyesi.

Dersteki ayetler

وَالسَّمَٓاءِ وَالطَّارِقِۙ ﴿1﴾ وَمَٓا اَدْرٰیكَ مَا الطَّارِقُۙ ﴿2﴾ اَلنَّجْمُ الثَّاقِبُۙ ﴿3﴾ اِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَیْهَا حَافِظٌؕ ﴿4﴾ فَلْیَنْظُرِ الْاِنْسَانُ مِمَّ خُلِقَؕ ﴿5﴾ خُلِقَ مِنْ مَٓاءٍ دَافِقٍۙ ﴿6﴾ یَخْرُجُ مِنْ بَیْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَٓائِبِؕ ﴿7﴾ اِنَّهُ عَلٰى رَجْعِهٖ لَقَادِرٌؕ ﴿8﴾ یَوْمَ تُبْلَى السَّرَٓائِرُۙ ﴿9﴾ فَمَا لَهُ مِنْ قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍؕ ﴿10﴾ وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الرَّجْعِۙ ﴿11﴾ وَالْاَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِۙ ﴿12﴾ اِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌۙ ﴿13﴾ وَمَا هُوَ بِالْهَزْلِؕ ﴿14﴾ اِنَّهُمْ یَكٖیدُونَ كَیْدًاۙ ﴿15﴾ وَاَ‌كٖیدُ كَیْدًاۚ ﴿16﴾ فَمَهِّلِ الْكَافِرٖینَ اَمْهِلْهُمْ رُوَیْدًا ﴿17﴾

Tarık 86:1–17 – 1. Göğe ve “Tarık'a” kasem ederim. 2. Tarık, bilir misin nedir? 3. O pırıl pırıl parlayan bir yıldızdır. 4. Hiçbir kimse yoktur ki yanında bekçi bir melek bulunmasın. [13,11] 5. Öyleyse insan neden yaratıldığını bir düşünsün. 6. O, bel ile göğüs nahiyesinden çıkan, atılan bir sudan yaratıldı. 7. O, bel ile göğüs nahiyesinden çıkan, atılan bir sudan yaratıldı. 8. Onu ilkin yaratan Allah, elbette onu diriltmeye kadirdir. 9. Gün gelir, bütün gizli haller ortaya dökülür... 10. O gün insanın ne bir kudreti, ne de bir yardımcısı kalır. 11. Yağmur dolu gök, bitkilerin çıkması için yarılan yer hakkı için: 12. Yağmur dolu gök, bitkilerin çıkması için yarılan yer hakkı için: 13. Bu Kur'ân, kesin bir sözdür, hakla batılı ayırt eden bir sözdür! 14. O bir şaka değildir. 15. O kâfirler, vargüçleriyle hile kurarlar. 16. Ben de kurarım, (yani hilelerini boşa çıkarırım). 17. Öyleyse o kâfirleri [31,24]kendi hallerine bırak! (yakında sana desteğimiz gelecektir.)

سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰىۙ ﴿1﴾ اَلَّذٖی خَلَقَ فَسَوّٰىࣕۙ ﴿2﴾ وَالَّذٖی قَدَّرَ فَهَدٰىࣕۙ ﴿3﴾ وَالَّذٖٓی اَخْرَجَ الْمَرْعٰىࣕۙ ﴿4﴾ فَجَعَلَهُ غُثَٓاءً اَحْوٰىؕ ﴿5﴾ سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنْسٰىۙ ﴿6﴾ اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُؕ اِنَّهُ یَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا یَخْفٰىؕ ﴿7﴾ وَنُیَسِّرُكَ لِلْیُسْرٰىۚ ﴿8﴾ فَذَكِّرْ اِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرٰىؕ ﴿9﴾ سَیَذَّكَّرُ مَنْ یَخْشٰىۙ ﴿10﴾ وَیَتَجَنَّبُهَا الْاَشْقٰىۙ ﴿11﴾ اَلَّذٖی یَصْلَى النَّارَ الْكُبْرٰىۚ ﴿12﴾ ثُمَّ لَا یَمُوتُ فٖیهَا وَلَا یَحْیٰىؕ ﴿13﴾ قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰىۙ ﴿14﴾ وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّهٖ فَصَلّٰىؕ ﴿15﴾ بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَیٰوةَ الدُّنْیَاؗ ﴿16﴾ وَالْاٰخِرَةُ خَیْرٌ وَاَبْقٰىؕ ﴿17﴾ اِنَّ هٰذَا لَفِی الصُّحُفِ الْاُو𐻿لٰىۙ ﴿18﴾ صُحُفِ اِبْرٰهٖیمَ وَمُوسٰى ﴿19﴾

A'la 87:1–19 – 1. Tenzih et Rabbinin yüce adını. 2. O seni yaratıp, mükemmel yaratılış vereni!O her canlıyı bir ölçüye göre yapıp hayatının devamını, sağlayacak yolları göstereni! 3. O seni yaratıp, mükemmel yaratılış vereni!O her canlıyı bir ölçüye göre yapıp hayatının devamını, sağlayacak yolları göstereni! 4. O, yeşillikleri çıkarıp sonra da onu kara kuru bir çöpe çevireni! 5. O, yeşillikleri çıkarıp sonra da onu kara kuru bir çöpe çevireni! 6. Bundan böyle sana Kur'ân okutacağız da sen unutmayacaksın. Ancak Allah’ın dilediği müstesna. Çünkü O, size göre açık ve net olanı da, gizli olanı da pek iyi bilir. 7. Bundan böyle sana Kur'ân okutacağız da sen unutmayacaksın. Ancak Allah’ın dilediği müstesna. Çünkü O, size göre açık ve net olanı da, gizli olanı da pek iyi bilir. 8. Seni en kolay olana muvaffak edeceğiz. 9. O halde öğütün fayda vereceği ümidiyle sen nasihat et! 10. Allah'a saygı duyacak olan, nasihati düşünüp ders alır. 11. Ama pek bedbaht olan ise ondan kaçınır. 12. Böyle olanlar âhirette, en büyük ateşe girer. 13. Orada artık ne ölür, ne de rahat yüzü görür. 14. Kendisini kötülüklerden arındıran,Rabbinin adını anıp namaz kılan, felaha erer. 15. Kendisini kötülüklerden arındıran,Rabbinin adını anıp namaz kılan, felaha erer. 16. Fakat bilakis siz dünya hayatını ve zevklerini tercih ediyorsunuz. 17. Halbuki âhiret mutluluğu daha üstün, daha hayırlı, hem de ebedîdir. 18. Bu, elbette önceki sahifelerde, İbrâhim ile Mûsâ'ya verilen sahifelerde de bildirilmiştir. [53,36-37] 19. Bu, elbette önceki sahifelerde, İbrâhim ile Mûsâ'ya verilen sahifelerde de bildirilmiştir. [53,36-37]

هَلْ اَتٰیكَ حَدٖیثُ الْغَاشِیَةِؕ ﴿1﴾ وُجُوهٌ یَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌۙ ﴿2﴾ عَامِلَةٌ نَاصِبَةٌۙ ﴿3﴾ تَصْلٰى نَارًا حَامِیَةًۙ ﴿4﴾ تُسْقٰى مِنْ عَیْنٍ اٰنِیَةٍؕ ﴿5﴾ لَیْسَ لَهُمْ طَعَامٌ اِلَّا مِنْ ضَرٖیعٍۙ ﴿6﴾ لَا یُسْمِنُ وَلَا یُغْنٖی مِنْ جُوعٍؕ ﴿7﴾ وُجُوهٌ یَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌۙ ﴿8﴾ لِسَعْیِهَا رَاضِیَةٌۙ ﴿9﴾ فٖی جَنَّةٍ عَالِیَةٍۙ ﴿10﴾ لَا تَسْمَعُ فٖیهَا لَاغِیَةًؕ ﴿11﴾ فٖیهَا عَیْنٌ جَارِیَةٌۘ ﴿12﴾ فٖیهَا سُرُرٌ مَرْفُوعَةٌۙ ﴿13﴾ وَاَكْوَابٌ مَوْضُوعَةٌۙ ﴿14﴾ وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌۙ ﴿15﴾ وَزَرَابِیُّ مَبْثُوثَةٌؕ ﴿16﴾ اَفَلَا یَنْظُرُونَ اِلَى الْاِبِلِ كَیْفَ خُلِقَتْࣞ ﴿17﴾ وَاِلَى السَّمَٓاءِ كَیْفَ رُفِعَتْࣞ ﴿18﴾ وَاِلَى الْجِبَالِ كَیْفَ نُصِبَتْࣞ ﴿19﴾ وَاِلَى الْاَرْضِ كَیْفَ سُطِحَتْࣞ ﴿20﴾ فَذَكِّرْ اِنَّمَٓا اَنْتَ مُذَكِّرٌؕ ﴿21﴾ لَسْتَ عَلَیْهِمْ بِمُصَیْطِرٍۙ ﴿22﴾ اِلَّا مَنْ تَوَلّٰى وَكَفَرَۙ ﴿23﴾ فَیُعَذِّبُهُ اللّٰهُ الْعَذَابَ الْاَكْبَرَؕ ﴿24﴾ اِنَّ اِلَیْنَٓا اِیَابَهُمْۙ ﴿25﴾ ثُمَّ اِنَّ عَلَیْنَا حِسَابَهُمْ ﴿26﴾

Gâşiye 88:1–26 – 1. Gâşiye'nin,dehşeti her tarafı saracak olan o felâketin mahiyeti hakkında elbet sen de bilgi sahibi oldun. 2. Yüzler vardır o gün yere eğilmiştir, zelildir! 3. Yorgundur, bitkin mi bitkindir! 4. Kızgın ateşe girerler. 5. Susayınca kaynar su kaynayan bir çeşmeden içerler. 6. Yiyecekleri sadece bir dikenden ibarettir. 7. Bu diken ne besleyicidir, ne de açlığı giderir. 8. Ama yüzler vardır, o gün mutludurlar! 9. Emeklerinin neticesini almadan ötürü gayet memnundurlar. 10. Pek üstün ve pek muteber bir cennettedirler. 11. Orada hiç boş söz işitmezler. [19,62; 52,23; 56-25-26] 12. Orada akan berrak pınarlar... 13. Orada üstün, kıymetli tahtlar... 14. Hazırlanmış kadehler... 15. Dizilmiş koltuklar, yastıklar... 16. Yayılmış halılar ve döşemeler... 17. O kâfirler bakıp düşünmezler mi: (Mesela) deve nasıl yaratılmış? 18. Gök nasıl kurulup uçsuz bucaksız yükseltilmiş? [50,6; 67,3-4] 19. Dağlar nasıl da yeri tutup, dengeleyen direkler halinde dikilmiş. 20. Yeryüzü nasıl yayılıp hayata elverişli kılınmış? 21. İşte böyle... Sen insanları irşada devam et! Zaten senin görevin sadece irşad edip düşündürmektir. 22. Yoksa sen kimseyi zorlayacak değilsin. 23. Lâkin kim ki imana sırtını döner ve inkâr eder, 24. Allah da onu en büyük cezaya çarptırır. 25. Elbet onların dönüşü Bize olacaktır. 26. Elbet hesaplarını görmek de Bizim işimiz olacaktır.

Meal: Suat Yıldırım

Güzel Kuran – Renkli tecvid, sesli tilavet ve adım adım derslerle Kur'an-ı Kerim'i doğru ve güzel okumayı ücretsiz öğrenin. Herkese açık, kayıt gerekmez.