Bu ders 3. Seviye seviyesindedir. Ayetleri renkli tecvid ve sesli tilavetle (Ayman Sowaid ve Mehmet Çevik) çalışabilir, Türkçe mealini okuyabilirsiniz.
Yetişkinler için Kuran tilaveti (tecvid) programının üçüncü seviyesi.
Bakara 2:245 – Kimdir o yiğit ki Allah'a güzelce ödünç verir, Allah da onun verdiğinin mükâfatını kat kat artırır. Allah rızkı kısar da, bollaştırır da. Zaten hepiniz döndürülüp O’na götürüleceksiniz. [5,12; 57,11.18; 64,17; 73,20] {KM, Süleymanın Meselleri 19,17}
Araf 7:69 – Sizi başınıza gelebilecek tehlikeler hakkında uyarmak için sizden birine Rabbiniz tarafından bir tebliğ gelmesine hayret mi ediyorsunuz?Hatırlayın ki, O sizi Nuh kavminden sonra onların yerine geçirdi ve sizi bedenen güçlü kuvvetli, gösterişli kıldı. O halde Allah'ın nimetlerini unutmayıp zikredin ki felah bulasınız.”
Hud 11:41–42 – 41. Nuh dedi ki “Binin gemiye! Onun yüzüp gitmesi de, durması da Allah'ın adıyladır. Gerçekten Rabbim gafurdur, rahîmdir” (affı, rahmet ve ihsanı pek boldur).
42. Gemi onları dağlar gibi dalgalar arasından geçirirken, Nuh biraz ötede olan oğluna: “Evladım, gel sen de bizimle gemiye bin de kâfirlerle beraber kalma!” diye seslendi. [69,11-12; 54,13-15]
Yusuf 12:11 – (Onlar buna karar verdikten sonra bir gün babalarına varıp:) “Sevgili Babamız! dediler, sen neden güvenip de Yusuf'u bize emanet etmiyorsun. Oysa biz onu çok seviyoruz. Ona samimiyetle bağlıyız.” “Yarın onu bizimle gönder, gezsin oynasın, biz ona çok iyi sahip çıkarız.”
Fussilet 41:44 – Eğer biz Kur'ân’ı yabancı bir dille gönderseydik derlerdi ki:“Neden, onun âyetleri açıkça beyan edilmedi? Dil yabancı, muhatap arap! Olur mu böyle şey?” De ki: “O, iman edenler için hidâyet ve şifadır.”Ama iman etmeyenlerin kulaklarında ağırlıklar vardır. Kur’ân onlara kapalı ve karanlık gelir.Onların, çok uzak bir yerden sesleniliyor da söyleneni hiç anlamıyorlar gibi bir halleri vardır. [26,198-199; 17,82]
Kehf 18:1–2 – 1. Hamd O Allah'a mahsustur ki kuluna kitabı indirdi ve onun içine tutarsız hiçbir şey koymadı.
2. Dosdoğru bir kitap olarak gönderdi. Ta ki Kendi nezdinde inkârcılar için hazırladığı şiddetli azabı bildirerek onları uyarsın.Makbul ve güzel işler yapan müminleri de ebediyyen içinde kalacakları güzel bir mükâfatla müjdelesin ve ta ki “Allah evlat edindi” diyenleri uyarsın.
Kıyamet 75:1–40 – 1. Hayır, gerçek öyle değil! Kıyamet günü hakkı için,
2. Kendisini eleştirip kusurlarından pişmanlık duyan kimse hakkı için (ki siz mutlaka diriltileceksiniz).
3. İnsan zanneder mi ki ölümünden sonra Biz kemiklerini toplayıp onu diriltmeyeceğiz?
4. Evet, toplarız, hem de parmak uçlarına varıncaya kadar eski halinde düzenleriz!
5. Fakat insan suç işleyip durmak için önündeki kıyameti inkâr etmek ister de,
6. “Ne zamanmış o kıyamet günü?” diye alay eder.
7. Gözler kamaşıp karardığı,
8. Ayın ışığının büsbütün gittiği,
9. Güneş ile ay yan yana getirildiği zaman...
10. İşte o gün insan der: “Var mı kaçacak mekân?”
11. Hayır, sığınacak hiçbir yer yoktur.
12. O gün varılacak yer ancak Rabbinin huzurudur!
13. O gün insana yaptığı her türlü iyilik ve fenalık ile; yapmadığı her türlü iyilik ve fenalık tek tek bildirilir.Ona göre karşılığını alır.
14. Türlü türlü mazeretler öne sürse de, Artık insan, kendisi hakkında şahit olur. [16,23; 58,18]
15. Türlü türlü mazeretler öne sürse de, Artık insan, kendisi hakkında şahit olur. [16,23; 58,18]
16. Sana vahyedileni unutmamak için tekrarlarken, hemen anında bellemek için dilini kımıldatma. [20,114]
17. Çünkü vahyi senin kalbinde toplamak ve onu okutmak Bize ait bir iştir.
18. O halde Biz Kur'ân’ı okuduğumuzda, sen de onun okunuşunu izle!
19. Ayrıca onu açıklamak da bize ait bir iştir. (Bu önemli gerçeği, arada belirttikten sonra gelelim esas konumuza).
20. Gerçek şu ki: Siz bu peşin dünya hayatına çok düşkünsünüz.
21. Onun için âhireti terk edip durursunuz.
22. Yüzler vardır o gün pırıl pırıl...
23. (O güzel ve Yüce) Rab'lerine bakakalır... [6,103]
24. Ve nice suratlar vardır o gün asılır.
25. Belini kıran darbeyi yediğini hisseder. [3,106; 80,37-42; 88,2-10]
26. Hayır, hayır! Ne zaman ki can boğaza gelir, işte o zaman can çekişenin yanındakiler:
27. “Bunu iyileştiren, kurtaran yok mu?” der.
28. Artık ayrılık vakti geldiğini kendisi de anlar.
29. Bacağı bacağına dolaşır, ölüm acısıyla kıvranır. [6,61-62]
30. O gün sevkiyat, doğru Rabbinin divanına olur!
31. Ne dini tasdik eder, ne namaz kılardı.
32. Hep hakkı yalan sayıp ona sırtını dönerdi.
33. Bir de yaptığından memnun olarak,çalımlı çalımlı kendi taraftarlarının yanına varırdı.
34. Yazık sana yazık!
35. Yazık ki sana ne yazık!
36. İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır?
37. Onun aslı, atılan bir meni damlası değil miydi?
38. Sonra (rahim cidarına) yapışan bir hücre oldu da, Rabbi onu yaratıp düzenledi.
39. Ondan erkek ve dişi olarak her iki cinsi yarattı.
40. Bütün bunları yapan, ölüleri diriltmeye kadir olmaz olur mu?
Bakara 2:259 – Yahut şu kimsenin hali gibi ki o bir şehre uğramıştı. Şehrin altı üstüne gelmiş, ıpıssız yatıyordu. “Allah burayı bu ölümünden sonra nasıl diriltecek?” dedi. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl boyunca öldürüp sonra diriltti. “Ölü vaziyette ne kadar kaldın?” diye sorunca o: “Bir gün veya daha az” diye cevap verdi. Allah ona: “Hayır! yüz sene kaldın. İşte yiyeceğine ve içeceğine bak henüz bozulmamış. Bir de merkebine bak! (Kemikleri nasıl birbirinden ayrılmış). Seni de insanlara canlı bir delil yapmak için öldürüp dirilttik. Hele o kemiklere dikkat et, onları nasıl birleştirip yerli yerine koyuyoruz, sonra da onlara et giydiriyoruz!” Böylece işin gerçeği kendisine tam mânasıyla belli olunca: “Artık pek iyi biliyorum ki Allah her şeye kadirdir.” dedi. {KM, Hezekiel 37,6}
En'am 6:90 – İşte onlar Allah'ın hidâyet verdiği kimselerdir. Sen de onların yolundan yürü ve de ki: “Ben risaleti tebliğden dolayı sizden bir ücret beklemiyorum. O, bütün milletler için bir öğütten, irşaddan ibarettir.
Hakka 69:19–32 – 19. Hesap defteri sağ tarafından verilen neşelenir ve: “İşte defterim! Buyurun okuyun, inceleyin!” [84,9]
20. “Zaten ben hesabımla karşılaşacağımı biliyordum!” der.
21. O artık mutluluk veren bir yaşam içindedir.
22. Çok güzel ve pek kıymetli cennet bahçelerindedir.
23. Meyveleri hemen el ile koparılacak durumdadır.
24. Kendilerine şöyle denilir: “Geçmiş günlerinizde yaptığınız güzel işlerden dolayı afiyetle, yiyin, için!”
25. Ama hesap defteri sol tarafından verilen kimse: “Eyvah der, keşke verilmez olaydı bu defterim!
26. Keşke hesabımı bilmez olaydım!
27. N'olurdu, ölüm her şeyi bitirmiş olaydı!
28. Servetim, malım bana fayda etmedi!
29. Bütün gücüm, iktidarım yok oldu gitti!”
30. Allah cehennem bekçilerine emir verir: “Tutun bağlayın onu, kelepçeleyin!”
31. Sonra da cehenneme fırlatın.
32. Sonra da onu, yetmiş arşın uzunluğundaki zincire vurun!”