Güzel Kuran – Tecvid Öğrenim Platformu

10. Hükmü’r-Râ

Bu ders 3. Seviye seviyesindedir. Ayetleri renkli tecvid ve sesli tilavetle (Ayman Sowaid ve Mehmet Çevik) çalışabilir, Türkçe mealini okuyabilirsiniz.

Yetişkinler için Kuran tilaveti (tecvid) programının üçüncü seviyesi.

Dersteki ayetler

اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَیُّ الْقَیُّومُۚ لَا تَاْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌؕ لَهُ مَا فِی السَّمٰوَاتِ وَمَا فِی الْاَرْضِؕ مَنْ ذَا الَّذٖی یَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِهٖؕ یَعْلَمُ مَا بَیْنَ اَیْدٖیهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا یُحٖیطُونَ بِشَیْءٍ مِنْ عِلْمِهٖٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِیُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا یَؤُ𐻿دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِیُّ الْعَظٖیمُ ﴿255﴾

Bakara 2:255 – Kimdir o yiğit ki Allah'a güzelce ödünç verir, Allah da onun verdiğinin mükâfatını kat kat artırır. Allah rızkı kısar da, bollaştırır da. Zaten hepiniz döndürülüp O’na götürüleceksiniz. [5,12; 57,11.18; 64,17; 73,20] {KM, Süleymanın Meselleri 19,17}

وَلَقَدْ اٰتَیْنَا دَاوُ𐻿دَ مِنَّا فَضْلًاؕ یَا جِبَالُ اَوِّبٖی مَعَهُ وَالطَّیْرَۚ وَاَلَنَّا لَهُ الْحَدٖیدَۙ ﴿10﴾ اَنِ اعْمَلْ سَابِغَاتٍ وَقَدِّرْ فِی السَّرْدِ وَاعْمَلُوا صَالِحًاؕ اِنّٖی بِمَا تَعْمَلُونَ بَصٖیرٌ ﴿11﴾ وَلِسُلَیْمٰنَ الرّٖیحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌۚ وَاَسَلْنَا لَهُ عَیْنَ الْقِطْرِؕ وَمِنَ الْجِنِّ مَنْ یَعْمَلُ بَیْنَ یَدَیْهِ بِاِذْنِ رَبِّهٖؕ وَمَنْ یَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ اَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ السَّعٖیرِ ﴿12﴾

Sebe 34:10–12 – 10. Biz Davud'a tarafımızdan bir imtiyaz verdik: “Ey dağlar! Ey kuşlar! Onunla beraber tesbih edin, şevke gelip Allah’ın yüceliğini terennüm edin.” dedik.Ayrıca demiri ona yumuşattık (demiri şekillendirme kudreti verdik) “Bütün bedeni örtecek uzun zırhlar yap, onları dokumada intizama dikkat et ve siz de ey Davud ailesi! Hepiniz faydalı ve makbul işler yapınız, çünkü Ben yaptıklarınızı görüyorum.” buyurduk. [21,80] {KM, Mezmurlar 96,11-12; 97,5; 114,4} 11. Biz Davud'a tarafımızdan bir imtiyaz verdik: “Ey dağlar! Ey kuşlar! Onunla beraber tesbih edin, şevke gelip Allah’ın yüceliğini terennüm edin.” dedik.Ayrıca demiri ona yumuşattık (demiri şekillendirme kudreti verdik) “Bütün bedeni örtecek uzun zırhlar yap, onları dokumada intizama dikkat et ve siz de ey Davud ailesi! Hepiniz faydalı ve makbul işler yapınız, çünkü Ben yaptıklarınızı görüyorum.” buyurduk. [21,80] {KM, Mezmurlar 96,11-12; 97,5; 114,4} 12. Süleyman'ın emrine de rüzgârı verdik. Onun sabah gidişi bir aylık mesafe, akşam dönüşü de bir aylık mesafe idi. Onun istifadesi için, erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık. Rabbinin izniyle cinlerden bir kısmı, onun önünde çalışırlardı. Onlardan kim emrimizden saparsa, ona ateş azabı tattırırdık. [21,81] {KM, I Krallar 7. bölüm; II Tarihler 4,6}

فَاِذَا بَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ فَارِقُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ وَاَشْهِدُوا ذَوَیْ عَدْلٍ مِنْكُمْ وَاَقٖیمُوا الشَّهَادَةَ لِلّٰهِؕ ذٰلِكُمْ یُوعَظُ بِهٖ مَنْ كَانَ یُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْیَوْمِ الْاٰخِرِؕ وَمَنْ یَتَّقِ اللّٰهَ یَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجًاۙ ﴿2﴾ وَیَرْزُقْهُ مِنْ حَیْثُ لَا یَحْتَسِبُؕ وَمَنْ یَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَهُوَ حَسْبُهُؕ اِنَّ اللّٰهَ بَالِغُ اَمْرِهٖؕ قَدْ جَعَلَ اللّٰهُ لِكُلِّ شَیْءٍ قَدْرًا ﴿3﴾ وَالّٰٓیٖٔ یَئِسْنَ مِنَ الْمَحٖیضِ مِنْ نِسَٓائِكُمْ اِنِ ارْتَبْتُمْ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلٰثَةُ اَشْهُرٍۙ وَالّٰٓئٖ لَمْ یَحِضْنَؕ وَاُو𐻾لَاتُ الْاَحْمَالِ اَجَلُهُنَّ اَنْ یَضَعْنَ حَمْلَهُنَّؕ وَمَنْ یَتَّقِ اللّٰهَ یَجْعَلْ لَهُ مِنْ اَمْرِهٖ یُسْرًا ﴿4﴾ ذٰلِكَ اَمْرُ اللّٰهِ اَنْزَلَهُٓ اِلَیْكُمْؕ وَمَنْ یَتَّقِ اللّٰهَ یُكَفِّرْ عَنْهُ سَیِّــَٔاتِهٖ وَیُعْظِمْ لَهُٓ اَجْرًا ﴿5﴾

Talak 65:2–5 – 2. Bekleme sürelerinin (üç âdet süresinin) sonuna yaklaştıkları zaman, onları ya güzelce evinizde alıkoyun, evliliği devam ettirin, yahut güzellikle ayrılın ve bu boşanmaya sizden iki âdil kimseyi şahit tutun ve şahitliği de Allah için dürüst yapın. İşte sizden Allah'a ve âhirete iman edenlere verilen talimat, yapılan tavsiye budur. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona sıkıntıdan çıkış kapıları açar. Onu hiç ummadığı yerlerden rızıklandırır. Allah’a dayanıp güvenene Allah kâfidir. Allah buyruğunu elbette yerine getirir. Gerçekten Allah her şey için bir ölçü, her iş için bir vâde belirlemiştir. [2,240; 33,49] 3. Bekleme sürelerinin (üç âdet süresinin) sonuna yaklaştıkları zaman, onları ya güzelce evinizde alıkoyun, evliliği devam ettirin, yahut güzellikle ayrılın ve bu boşanmaya sizden iki âdil kimseyi şahit tutun ve şahitliği de Allah için dürüst yapın. İşte sizden Allah'a ve âhirete iman edenlere verilen talimat, yapılan tavsiye budur. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona sıkıntıdan çıkış kapıları açar. Onu hiç ummadığı yerlerden rızıklandırır. Allah’a dayanıp güvenene Allah kâfidir. Allah buyruğunu elbette yerine getirir. Gerçekten Allah her şey için bir ölçü, her iş için bir vâde belirlemiştir. [2,240; 33,49] 4. Kadınlarınızdan âdetten kesilenlerin iddetinde tereddüt ederseniz, onların iddet süreleri üç aydır. Henüz âdet görmeyenlerin de süreleri böyledir. Hamile olan kadınların iddetleri, çocuklarını doğurdukları vakit biter. Kim Allah'ı sayıp O’ na karşı gelmekten korunursa, Allah onun işinde bir kolaylık verir. 5. İşte bu, Allah'ın size indirdiği bir emirdir. Kim Allah’a karşı gelmekten korunursa Allah onun günahlarını örter, onun mükâfatını artırır, ecrini bol bol verir.

وَاللّٰهُ خَلَقَ كُلَّ دَٓابَّةٍ مِنْ مَٓاءٍۚ فَمِنْهُمْ مَنْ یَمْشٖی عَلٰى بَطْنِهٖۚ وَمِنْهُمْ مَنْ یَمْشٖی عَلٰى رِجْلَیْنِۚ وَمِنْهُمْ مَنْ یَمْشٖی عَلٰٓى اَرْبَعٍؕ یَخْلُقُ اللّٰهُ مَا یَشَٓاءُؕ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖیرٌ ﴿45﴾ لَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اٰیَاتٍ مُبَیِّنَاتٍؕ وَاللّٰهُ یَهْدٖی مَنْ یَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖیمٍ ﴿46﴾ وَیَقُولُونَ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِالرَّسُولِ وَاَطَعْنَا ثُمَّ یَتَوَلّٰى فَرٖیقٌ مِنْهُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَؕ وَمَٓا اُو𐻾لٰٓئِكَ بِالْمُؤْمِنٖینَ ﴿47﴾ وَاِذَا دُعُٓوا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِهٖ لِیَحْكُمَ بَیْنَهُمْ اِذَا فَرٖیقٌ مِنْهُمْ مُعْرِضُونَ ﴿48﴾ وَاِنْ یَكُنْ لَهُمُ الْحَقُّ یَاْتُٓوا اِلَیْهِ مُذْعِنٖینَؕ ﴿49﴾ اَفٖی قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَمِ ارْتَابُٓوا اَمْ یَخَافُونَ اَنْ یَحٖیفَ اللّٰهُ عَلَیْهِمْ وَرَسُولُهُؕ بَلْ اُو𐻾لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَࣖ ﴿50﴾

Nur 24:45–50 – 45. Allah her canlıyı sudan yarattı: Kimi karnı üstünde sürünür, kimi iki ayağı üstünde yürür, kimi dört ayağı üstünde yürür.Allah dilediğini yaratır. Çünkü Allah her şeye kadirdir. 46. Gerçekten Biz hükümlerimizi açıklayan âyetler indirdik.Allah dilediği kimseyi doğru yola hidâyet eder. 47. Çünkü niceleri: “Biz Allah'a ve Resulüne inandık ve itaat ettik” derler de sonra onlardan bir kısmı, buna rağmen geri dönerler. İşte bunlar mümin değildirler. [4,150] 48. Aralarında hükmetmesi için Allah'ın ve Resulünün hükmüne dâvet edildiklerinde, bir de bakarsın onlardan bir kısmı yüz çeviriyor! [4,60-61; 105] 49. Ama hüküm kendilerinden yana gözükmeye görsün, tam bir itaat içinde koşa koşa gelirler. 50. Sahi, kalplerinde bir inkâr hastalığı mı var bunların?Yoksa imanda şüpheye mi düştüler yahut Allah'ın ve Resulünün kendilerine zulüm ve haksızlık yapacağından mı endişe ediyorlar?Doğrusu, asıl zalimler hem de kendi kendilerine haksızlık edenler, onların ta kendileridir!

Meal: Suat Yıldırım

Güzel Kuran – Renkli tecvid, sesli tilavet ve adım adım derslerle Kur'an-ı Kerim'i doğru ve güzel okumayı ücretsiz öğrenin. Herkese açık, kayıt gerekmez.